Category Archives: Serbest Kaçış Noktası

Uğultu

Binlerce yıllık küfürleri alıp attığımda bir yanardağın içine, içindeki tüm kinle ve her nasılsa yerleşmiş nefretle karışıp, lavlaşıp, dışarı püskürebileceğini biliyordum desem yanlış bir şey söylemiş olmam.

Yüzünü aynada iç huzuru ile göremeyenlerin tek çıkış yoludur, kapkara bir maske takmak. Onca sene boyunca, kıyıda köşede tek tük de olsa açmış olan papatyaları, bir asitli tükürükle boğmak; ancak içinde/dilinde sevgi yerine nefreti büyütenlere hastır. Bu konuda tebrik etmeli onları…

Fiziksel olmayan acının, fiziksel olana baskın gelmesi durumu, yalnızca çok derin yaralar açıldığında mümkün oluyor. Yaranın derinliği, beklentinin yıkımı ya da sırça köşklerin tuzla buz olması ile ilgili değil. Yaranın derinliği, sadece kesiğin derinliği ile doğru orantılı. Altında kocaman düş kırıklıkları yok. Zaten bildik bir hikaye oynanıyor yıllardır bu sahnede. Ötesi şaşkınlık olmuyor. Continue reading Uğultu

Nasıl Başladık

“Üçe kadar sayıyorum. Çaldıklarının yerini söyle yoksa kafana kurşunu yiyeceksin!”

Hayatımın dönüm noktası olan kararı bu cümleyle verdim. İnsanlar en önemli kararlarını gerçekten de en çaresiz kaldıkları anlarda veriyorlarmış. O mafya tetikçisine gerçekten bir teşekkür borçluyum. O olmasa asla bugün olduğum yerde olamayacaktım.

Continue reading Nasıl Başladık

Geçit

“Biliyorum boyumuzdan büyük bir işe kalkışmışız gibi hissediyorsunuz ama bunu yapmamız lazım. Onca zamandır bu işe bir son vermek için hazırlanıyoruz ve artık o gün geldi. Bu noktadan sonra korkmak ya da şüpheye düşmek bizlere bir şey kazandırmayacak. Eğer istediğimizi almak istiyorsak gözümüzü karartmaktan başka çaremiz yok.”

Bu sözleri ekibe cesaret vermek için söylemiştim ama bunları birisinin bana söylemesine daha çok ihtiyacım vardı. Boyumdan büyük bir işe kalkışmışım gibi hissediyordum. Her ne kadar böyle tedirgin bir ruh halinde olsam da en ufak bir zayıflık belirtisi dahi göstermemeliydim. Derin bir nefes alıp devam ettim.

Continue reading Geçit